Türkiye Cumhuriyeti

Santo Domingo Büyükelçiliği

Dışişleri Bakanlığı Açıklamaları

Sc-20, 13 Nisan 2017, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu’nun Bir Grup Bm Raportörü Tarafından Ülkemiz Hakkında 16 Nisan Halkoylaması Öncesinde Yayınlanan Açıklama Hakkında Bir Soruya Cevabı , 13.04.2017

BM’ye ait Aşırı Yoksullukla Mücadele Özel Raportörü Philip Alston, Eğitim Hakkı Özel Raportörü Koumbou Boly Barry, Fikir ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye ve Barışçıl Gösteri ve Toplanma Özel Raportörü Maina Kiai tarafından 13 Nisan 2017 tarihinde yayınlanan basın açıklaması ülkemizin BM mekanizmalarıyla insan hakları alanında yürüttüğü işbirliği bakımından endişeyle karşılanmıştır.

Sözkonusu basın açıklamasının yayınlanmasından hemen önce Raportörler tarafından açıklamada yer alan iddialara ilişkin bir “ortak bildirim” sunularak tarafımızdan 60 gün içinde yanıtlanması istenmiştir. Ancak iddiaların, yanıtımız dahi beklenmeden, sunulan bilgi talebiyle neredeyse eşzamanlı olarak basın açıklaması haline dönüştürülmesi mevcut işbirliği ruhuna ve pratiğine aykırı bir tutumdur. Açıklamanın, Türkiye’de 16 Nisan tarihinde gerçekleştirilecek halkoylamasının hemen öncesinde yapılması ve halkoylamasına ilişkin siyasi içerikli yorumlarda bulunulması, bu tutumun maksatlı olduğu izlenimini güçlendirmektedir.

BM insan hakları mekanizmalarının başta terör örgütleri FETÖ ve PKK’yla bağlantılı iddialar olmak üzere, ülkemizle ilgili bilgi talepleri karşılanmakta, şeffaflık ve işbirliği anlayışı içinde özel mekanizmaların ülkemizi ziyaretlerine izin verilmektedir. Bu bağlamda, son dönemde çeşitli BM Özel Raportörlerinin terör örgütü FETÖ mensuplarının durumuna gösterdiği ilgiyi, aynı terör örgütü tarafından mağdur edilen binlerce Türk vatandaşı için göstermemiş olması ciddi bir tutarsızlık olup, konuya yaklaşımdaki art niyeti de sergilemektedir.

​Siyasi içerikli ve BM işbirliği ruhuna uymayan bu tür açıklamalar sadece sözkonusu mekanizmaların itibarını ve açıklamalarının değerini düşürmeye hizmet edecektir. Bu bağlamdaki endişelerimiz, ilgili BM platformları nezdinde gündeme getirilmeye devam edilecektir. Türkiye, BM insan hakları mekanizmalarıyla yapıcı diyaloğu ve işbirliğini idame ettirme kararlılığını korumaktadır.